Her yaptığı işte, görevde Allah cc. Rızasını gözetir. Her işini, görevini dosdoğru, dürüst, ilkeli, kurallı yapar.
İnsan-i kâmil dediğimiz insan, Allah’ın ve Peygamberinin sas. Razı olmadığı iş, işlem, muamele yapmaz. İnsanlara dost, kardeş, arkadaş gözü ile bakar. Adil ve eşitlikçi davranır. Fedakârdır, cefakârdır, özverilidir. Çalışmalarında insanların huzur, mutluluk, rahatlık içinde olması için bireysel ve ekip halinde çalışır. Kardeşlik ve dostluklar kurar. Kulluk bilincine sahiptir.
Olgun, bilge Müslüman, sabırlıdır. Görevinde sebat eder. İnsanlara sevgi, saygı duyar. Sorumluluklarını, görevlerini, ödevlerini, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirir. Allah’a teslimiyet içinde yaşar. Alçakgönüllü, ağırbaşlı, efendidir. Yardımseverdir.
Müslüman dediğin, en iyi, en iyi yetişmiş, çalışkan, ekonomik yaşayan, helal kazanan, güvenilir olmalıdır.
Müslüman dediğimiz, çok merhametli, acıyan, şefkat, müşfik davranan olmalı.
Müslüman sabırlı olmalı. Ahırdan ilk defa çıkan boğa misali, öteberiye saldırmamalı.
Müslüman hoşgörülü, en iyi davranan, başkalarına nazik hareket eden olmalı.
Müslüman yardım eden, yardımlaşan, dayanışma içinde olan, paylaşan olmalı.
Müslüman insanlara değer, kıymet veren olmalı.
Müslüman cesaretli olmalı. Korkak, pısırık, uyuşuk, edilgen, boş işlerle ilgilenen asla olmamalı.
Müslüman hak ve hukuku gözeten olmalı. Kul hakkını en azami ölçüde gözetmeli.
Müslüman verdiği güzel sözde duran olmalı. Kaypak asla olmamalı. Müslüman olumsuz söz ve davranışlarda bulunmaz.
Müslüman kendi ile ailesi ile akraba, komşu, arkadaşlarıyla, tüm insanlarla barış, dostluk, kardeşlik içinde olmalı.
Müslüman herkese sevgi, saygı, duygudaşlık ile davranmalı.
Müslüman başkalarını küçümsemez. Yermez. Dalga geçmez. Alay etmez.
Müslüman cömert olur. İkram eder, hediye verir.
Müslüman ibadetlerini, Kur’ân merkezli yaparken, peygamberimiz gibi yapar. Peygamberimiz gibi yapmadığında, o ibadet; doğru bir ibadet olmaz.
Müslüman ahirete, cennete, Haşr gününe, kabir hayatına, mahşere, mizana, sırat köprüsüne, ölüme ve ölüm sonrası hayata hazırlanır.
İnsan-i kâmil sadece ve ancak samimi, bilge, Müslümanlar olur. Olmayandan, olgun Müslüman olmaz. Zira onlar yalanı çok söyler, verdikleri sözde durmaz. Yapmayacağı işleri yapacağız diye söyler. Halkı aldatır, kandırırlar.
Olgun Müslüman adaletlidir, dosdoğrudur, dürüsttür, ağırbaşlıdır, alçak gönüllüdür.
Anne ve babaya, akrabaya, komşuya, herkese en iyi şekilde davranır.
Affedicidir, bağışlayıcıdır. Kin gütmez.
Başkaları hakkında kötü düşünmez. Kötülük yapmaz.
Cömerttir, ikram edicidir, hediye vericidir.
Cesaretlidir. Hak dava uğruna çalışır.
Dost ve kardeşlik duyguları taşır.
Cefakârdır, vefalıdır, fedakârdır.
Başkalarına güven verir. Hile, sahtecilik, sahtekârlık, aldatma, kandırma, yanıltma yapmaz.
Anlayışlıdır, duygudaşlık yapar, hoşgörülüdür.
Dengeli, ölçülü davranır. Müslüman olmayanların dengesi, ölçüsü olmaz. Anormal, sapkın, sapıkça davranırlar.
İyi niyetlidir, doğru düşüncelidir, yararlı davranışlıdır.
Kanaatkârdır. Savurganlık yapmaz. Sıradan insan değildir. Özellikleri üstündür.
Kusur ve hataları bağışlar.
Gerektiğinde özür diler.
Misafir severdir, nezaketlidir, zariftir, kibardır.
Özverilidir. Her işini, görevini en iyi şekilde yapar. Bilgedir.
Sabırlıdır. Sabreder. Sabır Yüce Allah’ın emridir.
Sevgi, saygı doludur. Saygısız hareket etmez.
Selamlaşır. Barışı yayar. Saldırgan değildir. Müslüman saldırganlık yapmaz. Saldırganlık yaban hayvanlarının özelliğidir.
Sorumluluklarını eksiksiz yerine getirir.
Nimete, berekete, sağlığa, esenliğe şükreder, hamt eder.
Maddi ve manevi anlamda tertemizdir.
Yardımlaşma, dayanışma, paylaşma yapar.
Müslüman çok bilgili, bilinçli, samimi, etkin, yetkin, samimi, girişken olmalı ki, hem kendini hem de başkalarını kurtuluşa erdirsin. Kötülükleri yayanların önüne geçsin. Bugün bunu Müslümanlar yapamamaktadır. Zira Müslümanlık sıfatlarından yoksun ve eksiktir. Kendini bile kurtarmaktan acizdir. Kötüler tüm dünyayı cehenneme çevirirken, Müslümanlar hala durumun vahametinin farkında değildir. Hatta kullanılmaktadır.
Bugün zalimler, kâfirler dünyayı ateşe vermiş ve ateşi daha da körüklemektedir. Bunu Müslümanların söndürme girişimleri bile yoktur. Zaten pek çok Müslüman, zalim, katil, kâfirlerin işçisi konuşundadır.
Zalim kâfirlerin sıfatlarını yazmıyorum. Çünkü binlerce kötü, çirkin, yaramaz, zararlı, batıl sıfatları vardır. Gördüğünüz her olumsuzluk, negatiflik onların eserleridir. Bu zalimler, Müslümanların amiri, yöneticisi konumundadır.
Zalimler yalancıdır. İnsanları aldatmak, kandırmak, kullanmak için her yalanı yayarlar ve kabul ettirmeye çalışırlar. Zalimler acımasızıdır. Açgözlüdür, haram, helal bakmadan, kendilerine çalarlar. Alaycıdırlar. Baskıcıdırlar. Diktatördürler. Aldatmak için ilmin her yönünü kullanırlar. Arabozucu, bozguncu, fitneci, fesatçıdırlar. Bencildirler. Hırsızdırlar. Çalarlar, hortumlarlar. Cahildirler. Din- iman bilmez ve kabul etmezler. Yalanı yayarlar. Kendilerine köle gibi kullanacakları mankutlar edinirler. Emanete ihanet ederler. Kamu malı, kişi malı, kul hakkı demeden; çalarlar. Başkalarına hakaret ederler.
Zalimler, İslam düşmanıdırlar. Çünkü İslam’ın kendi yanlışlarını kabul etmediğini bilirler. Müslümanlara da aşırı düşmanlık ederler. Dünya üzerine hiç merhametli kâfir yönetici gelmemiştir, gelmeyecektir. Bunlar her türlü hileyi, sahteciliği, sahtekârlığı yaparlar, yapıyorlar. Bunları çok iyi tanımalı ki, hilelerinden kurtarmayı becerebilsinler.
Zalim kâfirler yalancıdırlar. İftiracıdırlar. Bunun için bunlara zalim ve kâfir denmiştir. İki bin yüzlüdürler. Her boyaya girerler. Batılda kalmaya inatçıdırlar. Hak ve hakikati yalanlarlar. İslam dini de gerçek bilimi de kabul etmezler. İsrafçıdırlar. Kendileri için çalar ve harcarlar. Kabadırlar. Hakaret ederler. Ceza alırlarsa, bağırmaya başlarlar. Başkalarını kıskanırlar. Kibirlidirler. Kendilerini beğenirler. Kin tutarlar.
Korkaktırlar. Katildirler. Katliamcıdırlar. Soykırımcıdırlar. Terör yaparlar. Kan dökmeyi amaç edinmişlerdir. Başkalarına kötü lakap takarlar. Müslümanları hiç sevmezler.
Zalimler, kâfirler, Müslümanlara öfke, kin, nefret duyarlar. Zira yaptıklarının İslam dinine ve Müslümanlara karşı olduğunu bilirler. Bizi engellemeden, biz onları etkisiz, yetkisiz bırakalım, düşüncesi vardır. Gösterişi severler. Yaygaracıdırlar. Gürültü yaparlar. Başkalarına hakaret eder, söver, küfrederler. Ahlak değerleri yoktur. Edep, adap, hayâ bilmezler. Çalışmayı sevmezler. Dolandırıcılık, hırsızlık, hortumculuk, hile ile elde etme, gasp etme gibi haram yollara başvururlar. Yalancıdırlar. Zulmederler.
Bunlar hem kâfirlik hem de münafıklık ederler. Şöyle ki:
“ Münafık, kurtla beraber yer.
Köpekle beraber havlar.
Çobanla beraber ağlar!”
Bunlar hak ve hakikati sevmezler. Düşmanlık ederler. Bunlar zalim olduğu için merhametleri, acımaları yoktur.
Zalimlerin, kâfirlerin insanlık tarihi boyunca sıfatları pek değişmez, değişmemiştir. Bunlar Firavun gibidirler. Firavun’ un destekçileri olan Haman, Karun, belam, sihirbazlar gibidirler.
Aklı dosdoğru, gerçekçi bilgilerle işletmeli. Vahiy bilgileri ile bilimsel doğru bilgileri sentezli kullanmalı. Yalancılara, palavracılara, kurguculara inanmamalı. Astroloji palavracılarına, falcılara, büyücülere, sihirbazlara, bu gibi kandırıcılara inanmamalı. Olup, biten olaylardan ders alıp, ibret almalı. Her söylenene inanmamalı. Kültürsüz, bilgisiz, ülke ve dünyayı izlemeyenler, bu gibi yalancılara kanıp, kafayı da yemektedirler! Meditasyon ve bu gibi ilkel hareketlere uymamalı. Helal, haram bilmeyenler, insanları aldatarak, paralarını iç etmekte, yemektedir.
Dolandırıcılar çok yüksek kâr payı vaat edip, inanların paralarını kandırarak, dolandırıyor. Bu hemen her gün yüzlerce kişiye, hatta on binlerce kişiye yapılmasına rağmen hala haram para, çok para peşine koşanlar, bunlara aldanıp, parasını kaptırıyor.
Bilmiyorsak, anlamıyorsak, bilen dürüst deneyimli insanlara danışmalı.
Kötülere, kötülük yapanlara aldanıp, kanmamalı. Kendimizi kötülükte kullandırmamalı.
Kendi sırlarımızı, hesaplarımızı başkaları ile asla paylaşmamalı.
Allah’ın helal etmediğini, haram ettiğini almaya çalışmamalı.
Kul hakkına dikkat etmeli. Kul hakkına uymayandan, iyi insan, cennetlik insan olmadığını âlemlerin Rabbi yüce Allah cc. Buyuruyor. Devletin hakkına ve bireylerin hakkına asla girmemeli. Devletin- kamunun hakkını çiğneyenler, tüm vatandaşların hakkına girmiş oluyor ki, bunun hesabını vermek çok zordur.
Bize düşen görev; Yüce Allah’ın yasalarına ve devletin hukuki olan kanunlarına eksiksiz uymaktır. Uymayanlardan; iyi, güzel, doğru, dürüst, yararlı, olgun insan olmaz.
Müslüman öncelikle en güzel ahlaklı olmalı.
Hakka, hukuka harfiyen uymalı.
Edebe, adaba uygun hareket etmeli.
Hayâ, ar, utanma sahibi olmalı.
Güzel terbiye sahibi olmalı.
Haram, günah, suç asla işlememeli.
Allah’ın emirlerini tutmalı ve yaymalı. Kötülükleri yasaklamalı. İyilikleri çoğaltıp, yaymalı. Her zaman iyi, güzel, doğru, dürüst, yararlı çığır açmalı. İyilikte öncü olmalı.
Kaynak: RSS